(0) Adet
Alışveriş sepetinizde hiç ürün yok.
TÜM KATEGORİLER
    Close
    Filters
    Tercihler
    Arama

    Veganlık veya tek başına hayvansal ürün tüketimi değil, doğru beslenme önemli!

    Vejetaryenlikten sonra yeni bir akım haline gelen veganlık nedir?

    Veganlık da bir vejetaryenliğin bir çeşididir. “Sıkı vejetaryenlik" diye de adlandırılır. Veganlık ya da veganizm, çeşitli nedenlerle hayvan kökenli gıdaları ve diğer hayvansal ürünleri kullanmayı reddetmektir. Vejetaryenliğin alt çeşitleri arasında yumurta ve süt tüketimine izin verenler olduğu halde veganlık hiç bir hayvansal besine beslenmesinde yer vermez. Bununla birlikte tamamen ya da kısmen hayvan kullanımı yoluyla elde edilen kıyafet ve diğer tüm yan ürünleri kullanmayı da reddederler (deri ve ipek gibi).

    Veganlar et, balık, kümes hayvanı, yumurta, bal, hayvansal süt ve türevlerini tüketmez, tamamen bitkisel ürünlerle beslenir.

     Veganlıkla ilgili olumlu ve olumsuz yaklaşımlar var, sosyal medyadaki doğruluğu kesin olmayan bilgiler insanları yönlendiriyor, hekimlerden en doğru bilgiyi almak gerekirse, veganlık insan sağlığı açısından doğru bir beslenme tarzı mı?

    Veganlar, beslenmelerinde hayvan eti (kümes hayvanları ve balıklar dâhil), inek, keçi veya diğer hayvanlardan elde edilen sütler, yumurtalar, bal ve diğer hayvansal yan ürünleri kullanmazlar Vegan beslenme; sebzeler, baklagiller, mercimekler, meyveler, tahıllar, kuruyemişler ve mantarları içerir. Bunun elbet sağlık açısından olumlu ve olumsuz yönleri olacaktır.

    Bazı araştırmalara göre vegan/vejetaryen bireylerin kan kolesterol düzeylerinin daha düşük düzeyde olduğu, kalp-damar hastalıkları, obezite, diabetes mellitus, arterioskleroz ve hipertansiyon gibi hastalıklarının daha az görüldüğü saptanmıştır. Ayrıca vegan/vejetaryenler kuru baklagiller, ceviz, fındık, meyve, sebze ve tahıllı daha çok tükettikleri için kansere yakalanma olasılıkları da az olduğu söylenmektedir.

    Uluslararası birçok kuruluş iyi planlanmış vegan bir beslenmenin sağlıklı ve besinler açısından yeterli olabileceğini vurgulamaktadır. Anahtar nokta enerji ve besin ögesi ihtiyacını karşılamak için yiyecek çeşitliliğini ayarlamak ve doğru miktarda yiyecek tüketmektir.

    Vejetaryenlerin üzerinde durulması gereken besinler arasında protein, demir, kalsiyum, çinko, D vitamini ve B12 vitamini bulunur. (ABD Tarım Bakanlığı – United States Department of Agriculture 2018)

    "Doğru planlanmış vejetaryen beslenme biçimleri (veganlık dâhil) belirli hastalıkların önlenmesi ve tedavisinde sağlık açısından faydalar sağlayabilir, hayatın her dönemindeki birey için (hamilelik, emzirme, bebeklik, çocukluk, ergenlik dönemi dâhil.) ve sporcular için uygundur." (American Dietetic Association  – 2009) denilmektedir. Fakat vejetaryen/veganlar çok daha titiz bir şekilde beslenmelerini planlamak durumundadır, çoğu zaman doğru dengeyi kurmak dengeli bir beslenmeye göre daha zor olabilmektedir.

    Veganlığın yol açacağı hastalıklar olabilir mi?

    Vegan/vejetaryen beslenmenin kalp damar hastalıkları ve kanser gibi hastalıklardan koruyucu olabilmesinin yanında doğru planlanıp uygulanamazsa pek çok hastalığa yol açması da kaçınılmazdır. Yetersiz protein ve enerji alımı, vitamin-mineral eksiklikleri (demir, d vitamini, B12 , kalsiyum, Çinko) ve buna bağlı anemi , osteoporoz veganlarda görülebilecek sağlık problemleri arasında sayılabilir.

    B12 vitamini eksikliğinde karşılaşılan en büyük problem anemidir. Bununla birlikte B12 eksikliği zamanla sinir sisteminde kalıcı hasarlara yol açabilmektedir.

    En iyi kemik onarıcısı olarak bilinen kalsiyum alımı önemlidir. Kalsiyum kasların kasılmasında, kalp atımında, kemik ve diş sağlığını korunmasında ve sinirlerin uyarılmasında önemli bir yere sahiptir. Yine kalsiyum ve fosforun vücutta emilerek kullanılmasın sağlamaya yardımcı olan D vitamini her ne kadar güneş ışınlarıyla vücutta sentezlense de için öncül maddesi besinlerden sağlandığı için dolaylı yoldan eksiklik oluşabilir.

    Bitkisel kaynaklı besinlerden alınan demir hayvansal kaynaklı besinlerden alınan demir kadar iyi emilemediği için veganlarda demir eksikliği görülebilmektedir. Demir enerji metabolizmasının çalışması için gereklidir. Yetersiz demir alımı ile kişide yorgunluk ve İleri dönemde ise demir eksikliği anemisi gelişebilir.  Bu emilimi arttırabilmek için C vitamininden zengin besinler diyette yer almalıdır.

    Ayrıca n-3 yağ asitleri EPA ve DHA alımları veganlarda daha düşük olarak bulunmuştur. Uzun zincirli n-3 yağ asitleri, beyin, retina ve hücre zarlarının gelişimi ve bakımı için önemlidir ve kardiyovasküler hastalıklar (CVD) ve diğer kronik hastalık risklerini azaltmada olumlu yönde katkı sağlar.

    Tam tersi tek başına aşırı hayvansal ürünler tüketmenin sağlık açısından tehlikeleri var mı?

    Aşırı hayvansal ürün tüketimi vejetaryen beslenmeye göre kronik hastalıklar açısından çok daha riskli bir gruptur. Aşırı hayvansal ürün tüketimi vücuda yüksek miktarda doymuş yağ ve protein alımı demektir. Bu tür beslenme tarzı kalp damar hastalıkları, karaciğer yağlanması -ileri dönemde siroz ve kanser türleri için risk oluşturmaktadır. Aynı zamanda yüksek miktarda protein, eklemlerde gut hastalığına, böbrek taşlarına ve böbrek hasarlarına neden olabilir.

    Yetişkin, sağlıklı bir birey nasıl beslenmeli, beslenmesinde ne tür ürünlere ağırlık vermeli?

    Sağlıklı beslenme sağlığın korunması ve iyileştirilmesi için vücudun ihtiyacı olan besin ögelerini yeterli ve dengeli bir şekilde karşılamaktır.  Burada yeterlilik ve denge iki önemli husustur. Tek bir besin grubuna ağırlık verilerek yapılan beslenmeler kişide ileriye dönük sağlık problemleri yaratmakla birlikte yaşam kalitesini de ciddi anlamda düşürebilmektedir. Dengesiz beslenmenin önlenmesinde beslenme eğitimi ile sağlıklı beslenme bilincinin kazandırılması büyük bir önem taşır.

                                                                                                                                                

    Detaylı bilgi ve diyetisyen için burayı tıklayabilirsiniz..

    “Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.” 

    Yorumunu bırak